E-mail adresiniz:
 Şifreniz: Beni Hatırla
Salim TAŞCI Salim TAŞCI
SALİM  TAŞCI
Üye / Kimlik onaylı üye
Profil anasayfa Kimdir? Şiirleri Sesli şiirleri Yazıları Ne dediler? Blogları Fotoğrafları Edebiyatdefteri.com anasayfa »
 
 
 
Şiirlere yaptığı yorumlar

Salim TAŞCI şairinin şiirlere yaptığı düşünceleri


Şiir adı ve yorumu
GELİRSİN BELKİ
Aziz hemşerim, Yine yanmışsın, kor olmuş yüreğin… Kalemdeki sevda insanın yüreğinde kalmış olsaydı, aşıklar, ozanlar bir gecelik ömrü zor bulurlardı… Ateş-i kendinden Alevi sevda, dumanı hasretlik, bulutlara varamaması ayrılık, ne dersen de, de yazmaya devam eyle… Yaylanızın gülleri hep aşk mı koku
ÖLESİM GELİR
KUL SEYYAH Aziz ve muhterem hemşerim; Zemherinin ayazında, öyle bir coşuyorsun ki, ilkbaharda neylersin bilemem… Şiiriyin üstüne öyle bir jenerik profili koymuşsun ki, o mekanda a’ma dolaşsa, kokusunu alır da, gider elinden tutar ve de şiir yazar… Gel de aşık olma diyerekten… Eh gören göz, hisse
AŞKIMIZ ANTİKA OLDU
Kıymetli Hülya Aslan; Aşk eskimez, Yıllar eskir. Sevdanın kaynağı, sevgi olduğuna göre, dizelerinde olduğu gibi, aşkın kalp deposunda antika olarak yerini alması ölümsüzleşmiş demektir. Ne mutlu aşkını antikalaştıranlara, eline yüreğine sağlık. Saygılarımla.
SANA VARAMAM
Kul Seyyah, Emrah desem değil, Sümmani değil, Karacaoğlan, Dadaloğlu değil, peki kim mi? Bozok Yaylasından çıkan Ozan Kul Seyyah… Dantel gibi örmüşsün kelimeleri, eh kimlerden el aldığını bilemem de, el verecek bir usta var dizelerde… Koyarsan koca Erciyesi karşına, aşık değilde dağcı olmak gereki
VUCUDUM ŞEHRİNE
KUL SEYYAH Aziz ve muhterem hemşerim; Nördün öyle? Seher yeli olup savrulmuş, varmış konmuşsun yine erenler ocağına… Eyüp Peygamberden, Yunus Aleyhisselama hey ki hey… Vay ki, vay o gönül deryana… Tasavvuf aleminde, kaleminden dökülen şiirler lezzet üstü… Tur dağında yakarışın Yüce Allah’a ulaşmış
AMENNA..!
Sayın Canan EREN; Papatya falı açtırmışsınız dizelere, Aşkın falının çiçeğidir papatya… Yaradan aşkına yürümekle, tasavvuf Dünyasına da selâm göndermişsiniz… Ömrünüz uzun ola… Saygılarımla.
YASAK
Aşk, Elle tutulmaz, gözle görülmez, hissedilir. O hissi de tadan bilir. Zira, o gizdir. Bir başkasının görmesi mümkün olamaz. İki kişinin hissi bir köprü olur. O köprüden sadece ikisi geçer. “Aşk bir güldür. Dikenine katlanırsan.” Aşkın açamayacağı kapı, karanlık var mıdır? O kalp kapısını bile ar
YOLCU
Kul Seyyah, Aziz hemşerim; yine almış başını düşmüşsün yollara… Dilinde zikir, aklında toprak, Allah gecinden vere… Erenler ocaklarının kapılarında döner durursun, aldığın feyzi de mısralara dökersin. Ben deyim sitil, sitil, sen de helke, helke… Ellerin dert görmeye… GEZER DURURUM Alıcı ku
Fazladan İnsanlık Kaldı mı Elimizde
Deniz Hanım; Bizler dün de kaldık, yarınlardır çocuklar… Ama nasıl??? Gelseydi elimden, Güneş olur ısıtırımdı o çocukları… Huf huf yapardım ellerine, bal sürerdim dillerine… Bebelerimiz var, tabiata (Kar-a, borana) küs ve gözleri onları görmeyen insanlara hepten küs… PARA Açılırsa para mev
KAR ANEKDOTLARI - I
Kıymetli Halil Şakir (TAŞCIOĞLU) Çocukluğumda (Yozgat – Sorgun) Haziran ayı-nın on beşine kadar buzlar çözülmezdi… Bir yere gidilecekse “Hele buzlar çözülsün de” derlerdi… Konya’da dahil Aralık’ın başlarında, tüm Bozkır beyaza keserdi. Yol belli olmaz, bel belli olmaz, kar izleri anında kapatırdı.
AYRILIĞIN TADI
Aziz Hemşerim, Ne demiş Karacaoğlan: “Bana kara diyen güzel, ağaların, beylerin içtiği kahve kara değil mi?” Yâr-in gözü olsun da, ister kahve, ister kara ve de ahu… Hani Aşık Veysel’in “Güzelliğin beş para etmez, şu bendeki aşk olmasa…” deyişi gibi… Zaten şu aşk var ya; elle tutulmaz, gözle görülm
KIRMASAN GÖNLÜMÜ
Kul Seyyah, Aziz hemşerim, düşmüşsün bir ummana fayda etmez can yeleği… Yollar sizi değil de, siz yolları yormuşsunuz..! Daha dur, yol biterse dağ, tepe, ova, yayla var. Aceleci olma, Yaradan yazgısı değişmez, Allah nice hayırlı ömürler vere… Bahar coşkusunu gel yâr-e götür, Yâr eli uzanırsa ömür c
SEVGİLİ GÜNLÜĞÜM
ASİYE HANIMEFENDİ, Şair derdini, kederini mısralara döker. Sazın teli, kalemin ucu sırdaş olur çıkar. Hiçbir dert tek, tek gelmez… Bir şiirimde böyle yazmışım: Hey dostlar, dertlerime selâm eyleyin, mertseler tek, tek gelsinler… Bölük, bölük gelirler. Bazen hayatın akışı bir günlükte yer bulur, baz
ANLASANA
Nilüfer Sultan; Orhan Gazi’nin eşi, Osmanlı’nın ilk mareşalı Padişah 1nci Murat’ın annesi Nilüfer Sultan vardı… Sizde bizim Edebiyat Defterinin şaire Nilüfer Sultanısınız. Geçmişi unutmamak, geleceğin aynasıdır. Kalemin almış gitmiş, geçmişteki, yaşam içerisinde dolaşmış… Artık seher yeline mi bin
TEKİR YAYLASI
KUL SEYYAH, Yediçınar Yaylası’ndan çıkarsın, inersin Bozok Yaylası’na dinlersin Sürmeli türküsünü varırsın uzun yaylaya… Erciyes’i seyrederekten soluklanırsın Tekir Yaylası’nda… Nurhakların, Engizek Dağlarının aman vermez kara yeline verirsin bağrını da, dizersin güzel, güzel methiye… Anadolu’nun
HAM DEDİLER BANA
KUL SEYYAH Gönül dergahlarında gezer olmuşsun… “Neden beni de çağırmadın” diye sitem eylersin dizelerinde… Ne kadar uğraşırsam uğraşayım, karıncanın sağ arka ayağının on kilometre altındayım, nasıl çağırsın bu garip? Siz bizden çok önce ulaşmışsınız uhrevî Dünyaya da, gönül mutaassıplığına vurmuşsu
GELHA SEVDİĞİM
KUL SEYYAH’ın FİGANI Sonbaharda sevsen de, ilkbahar coşkusunu yaşamışsın… Aşığın fazla akıllısına rastlamak zordur, aşka delice aşık olmak zor zanaattır… Esen yeller, hele ki, seher yeli… Nasıl da taç yapmışsın gülleri..? Seyyah hadi bana şu soruyu sor: “En iyi çiçek hangisidir?” Orkide, karanfi
PAPAĞANA SORMUŞLAR
Papağan her ne kadar, söyleneni ezber eylese de, sözcükleri veren şair; tek kelimeyle resti çekmişsin… “Anasını satayım…” Orhan Veli misali sıralamışsın satırları, papağanın bir cümlesi eksik kalmış! “Rakı şişesinde balık olsam. O.V.K.” Bazen nazlı yâre rest çekmekte gerekiyor, bu papağana söyletil
BÜLBÜL MİSALİ
KUL SEYYAH Erenler ocağından çıkıp geldiğin (Kul) deyişinden belli… Bülbülün güle küslüğünü, meşksiz aşkın, çileli yollarını bir bir döşemişsin, bir Dadaloğlu çadırına, ardından Karacaoğlan obasına vurmuşsun kalemini, Yay-ı aşk, ok-u çile, yağmurla toprak, zaman zaman kümülüs bulutları sarmış yüreğ
UZUN ZIMBIRTIYI ANLAYANLAR
Kıymetli İsmailoğlu, Kutu içinde kutu, sır içerisinde sır, mana içinde mana, çöz çözebilirsen İsmailoğlu. Vur sokaklara gözünü, tara dört bir yanı, açık hava balosu, adı da maskeli nasıl da gizlemişler yüzlerini..? İndir maskeleri altından bir daha, bir daha çıkar, çöz çözebilirsen İsmailoğlu… Baz
 « Önceki sayfa   1   2   3   4   Sonraki sayfa » 
 
Bu sayfada Salim TAŞCI  SALİM TAŞCI şairi hakkında, Salim TAŞCI  SALİM TAŞCI kimdir, Salim TAŞCI  SALİM TAŞCI şiirleri,Salim TAŞCI  SALİM TAŞCI hakkında bilgi ve Salim TAŞCI  SALİM TAŞCI isimli üyeye ait tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.