E-mail adresiniz:
 Şifreniz: Beni Hatırla
Fırat Avcı Fırat Avcı
 
Üye / üye
Profil anasayfa Kimdir? Şiirleri Sesli şiirleri Yazıları Ne dediler? Blogları Fotoğrafları Edebiyatdefteri.com anasayfa »
 
 
 
Şiirlere yaptığı yorumlar

Fırat Avcı şairinin şiirlere yaptığı düşünceleri


Şiir adı ve yorumu
VAVEYLA...
Sizi de gitmelerin ve gidenin ardınca söyleyenlerin çokça olduğu bir kervana eklemek lazım galiba. Galiba herkes kendince bir tarz tutturuyor, aklını o hizada tutuyor. Hal böyle olunca, kalem de başka bir hizaya giremiyor. Yoğundu özleyiş. Hele el iken el olmak imgesi, bunu ben de kullan
neydi bir arada tutan şey ikimizi
Hep bağırıyorsunuz yazılarınızda siz. Sesinizin tonunu düşürdüğünüz bir kaç yazınız var. Bir de fısıldamayı deneseniz? Acının ve yok sayamayışın dışavurumunu çok sık işliyorsunuz. Bir siz klasiği halini almak üzere bu yaklaşımınız. Coşkuyu kanalize etmelisiniz kendinize doğru bence.
kıyamet
Kıyamet bazan bilmemektir. Meraktır ki yarına dahildir. Susmaktır bir geveze için kıyamet. Bir çocuk için kıyamet büyümektir de, haberi yoktur onun bundan. Fakat er geç kopar kıyamet. Tebrikle. Hele yüreği kusturmak bölümüne bayıldığımı söylemem lazım.
Nedensiz...
Fısıltıyı çoğaltmış kelimeler. Acının çöreklendiği bir sekide oturmuş yazanı. Çok hissettiriyordu yazıdaki yaşanmışlık kendisini çok. Yolu aşktı, su testisi su yolunda kırılmıştı sanki. Gidenin bıraktığı boşluk öyle büyüktü ki... Bir de didaktik yanı vardı yazının benim açımdan: Şiir tar
mahrem
Hissedilmeden yazılacakyazı değil bu. Silinmez izler bırakmış kaleminize hissedilen. Büyük şeyler hissedip sonra bir de bunları kalemden damlatmak en kolaymış gibi görünenlerdendir ya, pek zordur. Hissedilmeyeni yazmak, hissedileni yazmaktan kimi zaman daha kolaydır bile bence. Çünkü hissedileni yaz
Masal
Bazan kendilerinden emin olur kelimelerimiz. Bazan bikarar halde öylecedirler. Yazıda her ikisi de vardı. Bir de merakımdan soruyorum: Şiir tarzında yazarken satır aralığı bırakmalı mı bırakmamalı mı?
sen gelsen
Yazıyı okurken umudu yakaladım dedim kendi kendime. Uzun bir vakittir yazılarınıza çöreklenen karamsarlığı ötelediğinizi düşündüm. Fakat beklenenin gecenin koynunda saklandığını söylemişsiniz ya bir yoruma yanıtınızda, o vakit anladım geçmişe dönüp bakmayı sürüklediğinizi ardınız sıra. Üzüldüm ne ya
imlasız
Henüz kapanmıştı kapıları hapishanenin. Henüz kilitlenmişti bileklerim cam kafeslerin kenarlıklarına. Baştı, ortaydı derken gelivermiştim sigaramın sonrasına. Hani bir tükenmişliktir çöker ya üzerine adamın, hani bir otağdır kurulur yalnızlıktan yapılma. Parçaları birleştirmek o vakit mümkünleşir as
kör
İşini bilen ve ne yazdığından emin kalemler körlükle ilgili yazınca hiç sırıtmıyor. Gayet hoştu. Netti, anlaşılırdı.
Göç
Kaçınılmaz, gecikilmiş, saat gibi gece gibi adamı eze eze anlatan bir yazıydı. Konuktu, konaktı. Tebrikle.
Fecr-i Âhir
Çoktu yazı. Fon müziği seçimi isabetliydi. Çoktu işte çok...
..
Ben denemiştim bir keresinde bunu. Sonra da yazmıştım deneyimlediklerimi, ben martıya öykününce başlıklı yazımda. Martılar denizin kıyısından pek uzaklaşamıyorlar. Çok çabuk konup kalkıyorlar ve yaygaracı oluyorlar biraz da. Ancak kuşlar arasındaki yerleri hep özel, hep önemli benim için. Hoştu yazı
UYANIŞ..
El iken, el olmak idd eası. Umut olmak telkini. Ne hoştu? En çok acıyı yazdığımız düşünülürse umudun hatırlanması gayet olumlu. Tebrikle.
Ayraç
Veda okunuyor, vedalara dokunuluyor. Kimse bilmez iken kimsenin kimsesini, sanki herkes aynı kimseyi yazıp karalıyor. Yazılar, söylenmiş her şey sanki sizinmiş ve sizeymiş gibi gelir ya bazan, en olmadık şey bile anımsatıcınız olur hani. Dokunsalar ağlarsız hatta. Böyle zamanlardır şimdi. Kışlık bir
kırık aynalar
Bazan örs ve çekiç gerekmez inceltip dövmek için. İki gül yaprağı da kafidir. Aynalar her şeyi görmektedirler ya, bilmek hünerleri değildir.
GERÇEKTEN DOKUNUR MUSUN?
Bazı şeyler üretmek içindir. İçimizde birikir öylece kalırlar. Onları d ışkılamak mümkünsüzdür ne yazık.
yıl ikibinonüç
Ne yüzsüzce bazan susmak. Ne yüzsüzce yazmak ve de söylemek. Oysa ki teslim olup hiçliğe, çoktan eskitilmeliydi harfler. Tabloları indirip duvardan, izlerine bakılmalıydı bıraktıkları. Her yılın kendince bir kapanışı, kapatışı vardır kuşkusuz. Umut olsaydı keşke yıl sonu resitalinden yayılan ezgi. T
Eylül mesaisi
Bir daha gündelik kelimelerle yazdığınızı söyleyip canınızı sıkmayacağım. Çünkü ben mat oldum galiba. Hem de şah ve mat. Çünkü gündelik kullanım için çok ideal olan pek çok kelimeyi bir araya getirip ortaya çıkarttığınız bu yazı karşısında sadece susabiliyorum. Aslında gündelik kullanım için olan ke
sitem
Derin bir kayıptan sonra yazılmış bu yazı. Beyazları sevmekten söz edilmiş, demek beyazlarını da giyinip gitmiş giden. O halde zor olmasa gerek ölümden söz edildiğini anlamak. Ölmek dönüşsüz bir yolun bitimine erişmek, ölmek şu bu bir dolu şey. Ne çok ölmek tanımı var bildiğimiz. Gerçek ölmek, sevip
O ZAMAN
Ne ilk, ne son. Yine yeni yeniden. Tanıdık bir kalemdendi okuduklarım. Ne çoktular? Tebrikle.
 « Önceki sayfa   1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   Sonraki sayfa » 
 
Bu sayfada Fırat Avcı  şairi hakkında, Fırat Avcı  kimdir, Fırat Avcı  şiirleri,Fırat Avcı  hakkında bilgi ve Fırat Avcı  isimli üyeye ait tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.