E-mail adresiniz:
 Şifreniz: Beni Hatırla
 Enûma Eliš Enûma Eliš
 
Üye / Kimlik onaylı üye
Profil anasayfa Kimdir? Şiirleri Sesli şiirleri Yazıları Ne dediler? Blogları Fotoğrafları Edebiyatdefteri.com anasayfa »
 
 
 
Yazılara yaptığı yorumlar

Enûma Eliš yazarının yazılara yaptığı düşünceleri


Yazı adı ve yorumu
Ön övgü ve Ön yargı Hastalığı
“Bugün pazar. Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak bu kadar mavi bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldanmadan durdum. Sonra saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara. Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne hürriyet, ne karım
Ben Mardin
En etkilendiğim şehirlerden biri olmuştur Mardin. Elbette eski dokusunu muhafaza eden... O ruha bağlılığının akdini devam ettiren Mardin. Yazık ki, şehirlerin kimlikleri, ruhları birer birer alınıyor ellerinden. Birbirinin aynılığıyla, ürkünç ve usdışı olan ve tüm güzellikleri tüketmiş ya da
Makas
Yazının isminden ötürü çağrımlara açık bir kapı araladığı kesin. Daha yazıyı okumadan, “Makas” her nedense zihnimde demiryolu makaslarını anımsattı. Gözüm yola olan mı, desek, bu duruma yoksa hayal gücümüzün kapalı biçimlerde takılıp kalması mı, desek, bilemedim. Hayat ve ölüm burada tüm ge
Bahar
Bana yansıyan kadarıyla ki; okuyucu her zaman yeniktir, yazarın ne dediğini yarım hissedip bu yarımı zihninde bütünlemeye gayreti de hep eksik kalır… Camın önünde ve ardında olan iki sineğin yazı içinde varlığı ve yokluğu gibi Bahar ve Sedef yahut Sedef ve Sakıp arasındaki var olan; o birbirini
Gözyaşı
Bu yazı beni neden bu kadar üzdü ki… Dış dünyanın ve maddenin iç dünyaya, yalınlığa ve doğallığa karşı üstünlüğünü okumak her zaman içimi acıtır. Düşünmek, gülmek, ağlamak, sıcaklık, soğukluk, yalınlık; elimizde, yüzümüzde, yüreğimizde hissettiğimiz onca duygudan azar azar uzaklaşıyor muyuz? Bi
Patron Gölge
Aslında hepimizin içinde bizi hizaya sokan bir ses, bir patron var. Kendi içimizdeki çatışmalarda hangimiz patron hangimiz gölge arada kaldığımız durumlar dahi olabilir. Terazimiz kendi elimizde olduğunda adalet ve ve yargı kefesi ne yana ağır basar bilinmez. Ha, bir de dış dünyada bizi teraziye a
Kanat
Gitmeler açısından uzun bir yol gelinmiş. Buradan geri dönülmez. Bu taş toprak yolun üzerine ise gök sağlam bir destek dayanaktır. Senin yazıların kısa gibi ama değil. Okudukça, okundukça daha da uzayan anlamları ile çok başarılı. Anlatılmak isteneni yazıya öyle gizliyor bir yandan da öyle aleni
BİR VOLKAN Kİ...
İnsan, ne kadar üstün yeteneklere sahip olsa da, ne kadar güçlü kuvvetli olsa da bir anda tüm bu özellikleri yerle bir olabiliyor. Hikâyenin yakıcı yanı, içimizi, ismiyle müsemma yaktı. Bununla beraber insanın o anki çaresizliğini de derinden hissettirdi. Sevdikleri evlatlarını, o yardan yukar
Latif
Düş dediğimiz de biraz insanın derinliklerinden gelen, apaçık bilincin nüfuz edemediği ama reddedemediği de değil midir? İnsan sesini duyurmak istiyor; bir şekilde o değer verdiği tırnak içinde her ne ise onun da sesini duymak istiyor. Bu anlam, bir duvar gibi sonsuz direnç de gösterebilir. Y
Kehribar
Yine, bir kurak zamanımda çölüme yağan bir yağmur gibi oldu yazınız. İnsan yalnızlığına ve ruhunun tüm kalabalıklarına en uygun sebeblere başvurarak ya ulaşmak istediği o yolda kendini bulur ya da kuyusunda yusufça kavrulur. Yazarımız durduk yere kehribar dememiştir ya da durduk yere selvinin
Zamanın birinde;
Yüce Yaratıcı, başka hiçbir varlıkta bulunmayan “ akıl ve iradeyi” insanoğluna vermiştir. Bu yüzden insan, eşref-i mahlûkattır. Bu güzel aklı insanın iyiliğine ve insanın hayrına kullanmakla da vazifelidir. Bu yüzden insan, ağır bir sorumluluk taşır. Edebiyat Defteri’nde kimsenin kemiği kutsa
Cennet
Şubat’ta doğmamdan herhalde soğuğu ve kışı ve üşümeyi severim. Pek çok kişiden farklı olarak pırıl pırıl güneşi de karlar üzerine doğduğunda... öyle ki aklım başımdan gider âdeta. Zihin gölgeliyken kimi güneşi diler, kimi ise her şey olduğu gibi donup kalsın ister. Hayatımız bir ırmak boyu ak
Deprem
Ülke olarak hepimizin kalbi orada sizlerle attı. Tüm İzmir halkına, siz ve ailenize geçmiş olsun. Hayatını kaybeden ailelere baş sağlığı dilerim. Rabbim yaralılara şifa versin. Çok çok geçmiş olsun. Kalben sevgi ve selamlar.
Ayçiçeği
Evet, kimilerine göre dünya çok karanlık ve güneşe dönük birkaç kelime etmek istiyor insan boynunu toprağa bükmeden. Kendimizi doğru ifade etme isteğiyle var olduğumuzu daha iyi anlayabiliriz de. Söylenmek istenen muhatabı tarafından bir karşılık gördüğünde anlamını bulur. Suskunluğu ile bizleri k
Günümün şiiri
İnsan, karşılaştırma yapmadan bazı şeylere eleştiri getirebilmelidir. Eleştiriden kastımız bir şeyin hep olumsuz yanlarını göz önüne getirmek değil kimi zamanda yapıcı eleştiriler ile olumsuz gördüğümüz noktalarda yardımcı olabilmektir. Gün şiiri uygulamasına gelince; eminim ki hepimizin zaten z
SABIR
Kaybolmak istediğimde gözlerimi uzaklara dalmak yerine duvarlarımı kabaca örüp, üstüne de kalınca bir sıva çekmeyi yeğliyorum sanırım.. Böylesi durumlarda değil uzaklara dalmak; zerre ışığa, sese ve kendime tahammülüm dahi olmuyor. İşte o sabır hanesinde kilittaşını yerinden çıkarıp tek tek tuğlal
Ruh
Dostlukların, arkadaşlıkların sahiciliği en ihtiyaç hissettiğimiz zamanlarda sınanır. Bir üzüntüden, bir dertten bahsedildiğinde dostun tavrı bu samimiyeti ve sahiciliği kanıtlar bize. Rochefoucauld şöyle der: “ En iyi arkadaşlarımızın mutsuzluğunda her zaman, bizi rahatsız etmeyen bir şeyler
''Güzel insanların ya şiirleri vardır ya da türküleri''
Kimi insan ne denli iyi olursa olsun ne denli severse sevsin bir kâlbe girmeyi başaramaz. Hayat insana kötülüğün gönül tacı edildiğini de öğretir. Acıyı öğrenir, aldatılmayı öğrenir, sevilmemeyi öğrenir; yüreğinde tonlarca isyan dolar da… tek harf ses olup yağamaz. Sevgide adalet yoktur; aşk
Koridor
Her insanın içinde kökleşmiş değerler var. Gerek sözlerimizle gerekse davranışlarımızla tüm bu değerlerimizi esasında dışa yansıtıyoruz. Kimimizde bunlar fazlasıyla varken; kimimizde ise gün yüzüne çıkmayı bekleyen değerler olarak gizlenmekte. İyi ve kötü arasında hakemlik yapan iç sesimiz ise biz
TUVALETTEN ANILAR
Okuduğum ilk üniversite sağlık üzerine bir bölümdü. Anatomi ise korkulu rüyamdı, kaldım tabi tek ders sınavına, onu da geçemedim. Sene uzattım Anatomi yüzünden. Ha, ne kaldı dersen anatomiden geriye... “musculus sterno cleidomastoideus” dan başka da bir şey kalmadı. Sanırım bu kas da geriye d
 « Önceki sayfa   1   Sonraki sayfa » 
 
Bu sayfada Enûma Eliš  şairi hakkında, Enûma Eliš  kimdir, Enûma Eliš  şiirleri, Enûma Eliš  hakkında bilgi ve Enûma Eliš  isimli üyeye ait tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.