E-mail adresiniz:
 Şifreniz: Beni Hatırla
 Enûma Eliš Enûma Eliš
 
Üye / Kimlik onaylı üye
Profil anasayfa Kimdir? Şiirleri Sesli şiirleri Yazıları Ne dediler? Blogları Fotoğrafları Edebiyatdefteri.com anasayfa »
 
 
 
Şiirlere yaptığı yorumlar

Enûma Eliš şairinin şiirlere yaptığı düşünceleri


Şiir adı ve yorumu
Hope
Sanırsın ki içilen sular susuzluğunu dindirecek..oysa denizler gibi tuzu daha da susatır seni…denizlerce içsen geçmez bi susuzluk. Dipteki karanlıktan kısık bir ses işitiyoruz. Bütün dikkatimizi kırmızı bir kırgınlığa çekiyor. Daha iç açıcı, daha ışıklı, daha intizamlı olmasına itirazı olan sese
Sandal Ağacı
Şiir, en çok da kendimizi bir şekilde ifade etmek değil midir? Hatta, kelimelerin dua etmesi gibi gelir bana bazen. Düşünsenize bir kelime bir harf kendini anlatmak için adeta kıvranıyor, şiirleşiyor. İnsan bilir ve öyle inanır ki, dilden dökülemeyenler ve kalpten dökülmekte ısrarcı olan hisle
'herkes gibi'
Herkes, herkes gibi mi olmalıydı? Herkes gibi olmak için insan kendinden ne kadarını ödün vermeliydi? Kalabalık her şey, kimsenin kimseyi duymadığı bir kalabalık. Aynı şarkıyı her gün dinlediğin bir kalabalık bu dünya. Şarkının güzelliğini dahi duymaktan uzak. Aynı sokaklara farklı yollardan d
Devrik
İnsanız, hayat denen yokuşta kendimize karşı kimi zaman derin kimi zaman da köklü ihtilâflara düştüğümüz oluyor. Derdi kendiyle olanların esas aldıkları mücadele, hep içe dönük verdiği bir savaş esasında. Şiirdeki mısralarda karşımıza çıkan motifler ise, bize, hayata dair ayrıntıları hatırlat
Sefain
İnsan hüznünü bir kedi gibi sahipleniyor, kesinlikle doğru. Her ne kadar Aristoteles, değer yargısında “Mutluluk, ruhun amacıdır.” dese de ruhumuza en çok dokunan ‘hüzün’dür. Kimi yaptığımız seçimler ve davranışlarımız bizim bilge ve erdemli bir insan olma yolundaki adımlarımızdır. Bu yüzden
Konfor Anları
Bir ruhun incecik söylediklerini okursunuz kimi. Acıya kekik kokusu serpilirse bir de… Günler birbirinin tekrarı gibi olsa da değil; en azından ruhumuzun iklimi değişir. Zaman da kum misali, akıyoruz işte aslımıza. Bi konfora ermek için o yorgunluğu da aşmak gerek. Biraz da o yorgunluğun içinde
Durak
https://www.youtube.com/watch?v=9i5D4ZW8O9o Şiiri Schubert eşliğinde okumak; doğru mu telaffuz ettim acaba dinlemek mi, demeliydim yoksa, evet kesinlikle şiiri dinlemek istedim. Şiirin anlatmak istedikleri var, ağlamak istediklerini susturmak… belki de anlatamamak iyidir, çay iyidir illaki v
Parçalanma
Durduk yere eğrelti otu seçilmiş olmamalı. Baktık öğrendik ki eğrelti otu zehirli olmasına nazaran şifa içinde kullanılan bir bitkiymiş. Kumlu ve sulak yerleri sevdiğini de öğrendik. Kum bu şiirde de dolaylı da olsa karşımıza çıktığına göre şu değişim dönüşüm halleri devam ediyor diye düşündük. Ne
Cam
Öncelikle şiirin ismi dikkatimizi çekiyor. Saydam, yarı saydam veya şeffaf, kırılgan ve doğal bir güzelliğe ve çekiciliğe sahip olan “cam”. Hani ilgi alanımızın da verdiği bir yakınlıkla camın ilk var oluş hikâyesine uzanıyoruz. Cam bir rastlantı sonucu keşfedilmiş. Bunu bize Romalı ünlü tari
DÜZLEM
Bu nasıl bir şiirdir böyle. İçinden çıkamıyorum. “Tanrım; bir tek aşkın zıttı yok” Düşünüp düşünüp, düşüyorum şu dizeye, nasıl derin böyle.
Çığırtkan Zamanlar
Şiir dilinde bir bütünlük var. Söyleyemediğini söyleyebilen ve hissettirebilen bir bütünlük. İlk dizelerdeki “vakit” ve “ gölge” kavramları düşündürdü “acı “ ve “ keder” ile bağlantısını ararken. Işık olmadan gölge olması imkânsızdı en nihayetinde. Gözlerim şiirdeki ışığı aradı sonrasında
Annem'sîn
Ne yazsam da şiiri incitmesem, kirpiklerini titretmesem, diye düşündüm durdum...şu dizelerden başkaca diyecek bir şey bulamadım: “Bir gülün ölümle ilgisini Gülle ölüm arasındaki sırrı Arar gibi Bir gülün hesabını sorar gibi”
Hüzünlü Heybe
Sessiz bir hınç var şiirde. Şiirde geçen yumuşak ifâdelerin dahi ağırlığından, beklemenin de, çatlayacak sabrın da bu meyandaki duyguyu verişinden bunu hissedebiliyoruz. Bizi en çok etkileyen şiirin geneline sirâyet etmiş, aralanan anlam dünyasıdır. Bu anlamda şiir övgüyü ve yerini fazlasıyla
Düşme
Şiirin simâsından bi o kadar garîb ve bi o kadar kabûl görmüş bir hüzün yansıyor....ve düşünüyoruz…zoraki mi, şu kendiyle bütünleşme. Sözün gümüş parıltısı, her gözün gördüğü değildir, hele ki kendini saklamışsa şiirin derinine böyle. Suya düşen ayın tüm karanlıklardan sıyrılarak gerçeğe dönüşü
SADECE BİR İSTASYON UYGARLIK
Sevginin kanıtı biraz da merhamettir. Karınca ısırığı kadar da olsa varsın olsun şefkat/merhamet. Başka türlü nasıl yunur bu kirli ellerimiz. Hepimiz aynı çember ve aynı döngü içinde aynı başlangıçtan aynı sona doğru cevelanız. Şiirin de dediği gibi nokta isek o çemberin bir yerinde aynı zamanda
SİZ NE GÜZELDİNİZ BENİMLE BİLEMEZSİNİZ
İnsan merak ediyor sesi neye benziyor rüzgârın.
YÜZ
“Bir suya bakarken Bir suya Duru mu duru ve daha sessiz ölümün kendinden.“ ..bu yüzden çok seviyorum ya seni, dupduru anlatıyorsun işte,
Bir deliyi sevdim ben
Aşk'ın da akıllılarla pek işi olmaz.
kitap ayracı
bütün bu derin şeyler daha derinden hissetmek adına... İyi şeyler vaat eden renkler olsun; söylenmiş, söylenmemiş tüm sözler.
özlem değil mutluluk diyorum ben o zamanlara...
https://www.youtube.com/watch?v=47EYlqamvCw bence bu sizin şarkınız. her renk balonlarıyla; rengârenk balonlarıyla bu şiirin şarkısı olmalı bu. kırılgan şiir. şükür ki; zaman da uçup geçiyor. dilerim hiç kırmasın sizi.
 « Önceki sayfa   1   2   3   4   5   Sonraki sayfa » 
 
Bu sayfada Enûma Eliš  şairi hakkında, Enûma Eliš  kimdir, Enûma Eliš  şiirleri, Enûma Eliš  hakkında bilgi ve Enûma Eliš  isimli üyeye ait tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.