E-mail adresiniz:
 Şifreniz: Beni Hatırla
dellysedat dellysedat
Sedat Emer
Üye / Kimlik onaylı üye
Profil anasayfa Kimdir? Şiirleri Sesli şiirleri Yazıları Ne dediler? Blogları Fotoğrafları Edebiyatdefteri.com anasayfa »
 
 
Profil anasayfasına geri dön
Şiirleri
Şiirlere yaptığı yorumlar
Tanıtım yazısı
Resimli şiirleri
Yazılara yaptığı yorumlar
Ne dediler?
Sesli (mp3) şiirleri
Forumlara yaptığı yorumlar
Blogları
Yazıları
Ne Nedir'e yaptığı yorumlar
Fotoğrafları
Açtığı forum konuları
Blog yorumları
   
Üyesi olduğu atölyeler
 
Şiirlere yaptığı yorumlar

dellysedat şairinin şiirlere yaptığı düşünceleri


Şiir adı ve yorumu
sayıklamalarım II
sanırım bir çözelti gibi, heterojen homojen vs. en güzeli biz kendi tarihimizde hatırlanalım ki sen aşk'ı her zaman çözümle diye ağabey.
duy/sana_
duymuştur duyacaktır çünkü melekler hep orada bilirim biliriz ki saçlarımızda eylül titremesi yüzümdem damla damla annem süzülüyor.
kızılağaç
tüm alfabeleri bilmem hiçbir alfabeyi belki de hiç bu kadar sevmemiştim.
Kırık Mühür
ömrüm.
Semâ
ellerimizde aşk çiçekleri gözlerimiz hep eylül ve çocukların kalbinde büyür tüm gölgeler gölgeler hep, peşimizden gelecekler gün ardı sıra uzanan bir tabuttur aslında geçmişimizde kalacak olan tebrik ederim.
sevmeli
ne kadar güzel anne gibi, özlem gibi, sevgi gibi; ve bir o kadar da içten.
aşktan
gölgenden kaçabilir misin ?
Bilir misin
bir ömürdür ayrılık dünlerini hiç unutamazken yarınlarını düşünmek bile istemezsin yorgun düşer gözlerin, kirpiklerin kanar yüreğin yanar bazen bazen de hiç gitmesin diye fotoğraflardaki gülüşün eski bir albümün solgun yapraklarına düğümlersin umudu a ğ l a r s ı n. sız
"sızı" belki, belki "koca bir kayıp"
insan yoksa, insansızlık kokusu alamazsın k, ve sevemezsin ki biz yanarken aşk' ile. ki eyvalllah, yeter ki ölüm aşk'tan gelsin, arpadan olsunun sonumuz; ölüm de seçilir bazen öldüğümüz de anlayacağız. gamzelerimiz güvercin yuvası avuçlarımız araf.
Git
git, ardına bakmadan, gözyaşlarımı umursamadan. git, geri döneceğini bana hiçbir zaman hatırlatmadan
kozmik oda
hala orada; hala duyuyorsun. o hala orada, seviyor: özlüyorsun.
Bay'ım
kimyasal bir tepkimenin buzul karanlığına düşen aşk parçacıklarının çarğışması sonucu ortaya çıkan yangında biri kadın, diğeri erkek iki aşk hayatını kaybetmiştir. her ne kadar; süslü kelimeleri ard arda sıralasakta bazen bizimde dilimiz bozuk ve bir o kadar da asidir ki
dipnot/isyân
bana aşk'tan bahsetme hayat, biz, affetmeyi öğrenemeyecek kadar uzun ömürlü olsakta uğruna ölecek bir sevgili buluruz nasıl olsa ve o kaldrımlarda ölen kadınlar kadar suskunuzdur karanfil kokusuna küsen adamlar kadar arsız. sonra, bir tabut doğurur güneş pencereme y
BUGÜN DENİZLİ
görmüyoruz aslında, ne unutulan anıları ne de bir şeyi sevmek için acayip sebepler bulmayı. yokuz biz, hiç olmamış gibi..
Nisan'ca
bak, hala yokluğunda üşüyor nisan bilirim; bu yağmurlar gidişinin ardından bulutların unuttuğu gözyaşları ama; unutma sen, gidişin, sadece kısa metrajlı bir hayatın uzun film sahnelerini bıraktı bana bu yüzdendir: sessizce ağlamam.. ağlarım ulan, delikanlı gibi ağlarım. hıçk
Portfolyosunu Arayan Şiir -5
bir şehrin sokakları nasıl dökülürse ırmak ırrmak avuçlarına, orada bir çocuk uyur. güneşin türkülerini mırıldanır yorgun dudaklarında. sonra; o küçük gölgelerin yamaçlarına yaslanır yoksulluğum, arabesk bir şarkının durgun nakaratlarında. bir rüzgar savurur kaldırımlarda
Çakıl taşları
hangi geceyi sırtlanıp gidiyorsun selvilere veya hangi şehrin gölgesine yaslıyorsun, pervazsın pencere buğularını. külrengi bir çakıl taşı görüyorum karadenizin yeşile çalan göğünde.
Esîr
bir gurbet türküsüdür bu duyduğun ses yitip giden hatıraların şafağında vurulur turnalar ağlar yağmur, bu son olmayacak. kınalı dağların yamaçlarına savrulur hasret kokan yaralarımız ve ayrı şehirlerde, ayrı ayrı nefes alırken biz tüm sevmelerimiz ak duvak olur çeyizleri
TAZİYE
toprağın bol olsun aşk bilirsin ki hakkımı üç kere helal etmek isterdim sana, ki beyaz bir kefene sığmayacak kadar büyüksün büyüksün ki, birkaç metrelik çukura gömülmek yakışmayacak sana ama olsun, tekrar ve yeniden, yine de; toprağın bol olsun.
Sorgu
yarım kalan noktalara birkaç virgül bağlayalım beraber tükendi derken sorgularımız, biz hala eksik kalırız. biliriz, aslında unutulan üvey bir sancının başkentiyken sesimiz nefes aldıkça yaşayacak belki de: acıyla beslenen yürekler, en çok biz ölürüz.
 « Önceki sayfa   1   2   3   4   5   6   Sonraki sayfa » 
 
Bu sayfada dellysedat Sedat Emer şairi hakkında, dellysedat Sedat Emer kimdir, dellysedat Sedat Emer şiirleri,dellysedat Sedat Emer hakkında bilgi ve dellysedat Sedat Emer isimli üyeye ait tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.